Ne Yapıyoruz?

Kurumunuzun sağlıklı işleyişi için çalışanlarınızın iyi oluş halleri ve iş performanslarının arttırılması ile ilgileniyoruz. Yaptığımız çalışmalar ile şirket çalışanlarınızın üst kademesinden, alt kademe çalışanlarına kadar pozitif duygularının artması, negatif duygularının azalması, aidiyet duygularının oluşması hedeflerimiz arasında.

Bilinçli farkındalığı geliştirerek, çalışanların yaşam doyumlarını yükseltmek ve bu pozitif durumun iş doyumlarına ve çalışma performanslarına yansımasını sağlıyoruz. Eğitimler ve çalışmalar sonucu ortaya çıkan grup motivasyonu ise kurumun çalışma düzenine pozitif yansımalarla başarıyı getiriyor.

Kurumsal İyileştirme Eğitim Programı

İnsan, hayatın içindeki en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bir kurumsal yapıyı kurum yapan yine insan faktörüdür. İnsanın kendini iyi hissetmesi ve işindeki başarısı genel olarak bütün kurumun başarısını etkilemektedir. Kurumların sağlıklı ve etkin çalışmasını sağlayan her ne kadar sistemler, teknolojiler gibi gözükse de hali hazırda robotlaşmadığımız için aslında tüm bu işleyişin en önemli öğesi ve yöneticisinin insan olduğunu biliyoruz.

İnsanı bir tek şey ile tanımlamak mümkün değildir. Fakat organizasyon içinde insanı tanımlamak mümkündür. İnsanların her biri ayrı ayrı bireylerdir ve her bireyin ihtiyacı kendine göre farklılık göstermektedir. Peki, bireylerin bu ihtiyaçlarını neden önemlidir?

Araştırmalar bu ihtiyaçların doyuma ulaşmasının ya da ulaşmamasının bireyin iş yaşantısındaki performansına doğrudan bir etkisi olduğunu kanıtlıyor.

Organizasyonun içinde insanın dikkatini toplama becerisi, motivasyonu, grup çalışmasına yatkınlığı, bireysel özellikleri, mesleki tükenmişlikleri, stres yönetim biçimleri, kişisel ruh sağlığı gibi birçok önemli faktörün kontrol altında tutulması kurumun işleyişinin daha sağlıklı olmasını sağlamaktadır.

Biz biliyoruz ki eğitimler semptoma yönelik değil iç görü kazanmaya yönelik olmalıdır. Özellikle Y kuşağı diye tanımlanan kuşağa eski tip liderlik işe yaramamaktadır. Çünkü Y kuşağı çalışma saatlerine uymadan çalışmak istemekte, bir otorite altında çalışmaktansa bir grup içinde çalışıp, bir takımın parçası olmayı tercih etmekte. Aidiyet duyguları zayıf ve bu kuşağı organizasyonun parçası haline getirmenin şirketin işlevselliğini etkilediği de bir gerçek. Tam da bu noktada baş etme becerisi ve empatik gücü yüksek liderlere ihtiyaç duyuluyor…